AJANDA
İDARİ YARGIYA İSTİNAF KANUN YOLUNU GETİREN 6545 SAYILI YASA RESMİ GAZETEDE YAYINLANDI İndir

Çeşitli yargılama kanunlarında önemli değişiklikler öngören 6545 Sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 28 Haziran 2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. 6545 Sayılı Kanun, aralarında istinaf kanun yolunun da getirilmesi dahil, idare ve vergi hukukunda da çok sayıda değişiklik getiriyor.

26.09.2004 tarihli 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun ile Ceza Muhakemesi Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanununda yapılan düzenlemeler ile adli yargı ve ceza yargısında yer bulan istinaf kurumu 6545 Sayılı Kanun ile idari yargıya da getirilmiş oldu. İstinaf kanun yolu; ilk derece mahkemesi kararlarına karşı başvurulan ve üst mahkeme tarafından olgu ve hukuk denetiminin bir arada yapıldığı kanun yolu olarak tanımlanabilir. Diğer açıdan, kapsam bakımından ise istinaf, tam ve sınırlı istinaf olarak iki kısımda incelenebilir. Tam istinafta, istinaf mahkemesi ilk dava malzemesiyle bağlı kalmayacak, taraflara yeni vakıa ve deliller ileri sürme hakkı tanınacaktır. Sınırlı istinafta ise yeni vakıa ve delil getirme yasağı vardır. Tam istinafta hakim, yeni dava malzemeleriyle yeni bir sonuca varır. Bu şekilde ilk derece mahkemesinin hukuken ve usulen denetlenmesinin yanı sıra, mahkemenin verdiği hüküm esastan incelenecektir. 6545 Sayılı Kanun ile öngörülen istinaf tam istinaf halidir. Yani, Bölge İdare Mahkemeleri ilk derece mahkemesinin kararını esası ile tekrardan inceleyecek ve gerek görürse yeni bir hüküm oluşturabilecektir. 6545 Sayılı Yasa ile getirilen istinaf ile Bölge İdare Mahkemesi’nin kapsamı genişletilmiş olduğundan Yargıtay ve Danıştay için benzer olan teşkilat yapılanması Bölge İdare Mahkemeleri için de öngörülerek yapı güncellenmiş oldu.

Yasa ile getirilen istinaf yolunun temel unsurları şu şekilde: İdare ve Vergi Mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki Bölge İdare Mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk Lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında İdare ve Vergi Mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.

İstinaf mahkemesi olarak davaya bakmakla görevli Bölge İdare Mahkemesi sonuç olarak dört çeşit karar verecektir:

     a) İlk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bulması halinde istinaf başvurusunun reddi,

     b) Bozmayı gerektirmeyecek düzeyde olan maddi hataların düzelterek istinaf başvurusunun reddi,

     c) İlk derece mahkemesinin kararını hukuka aykırı bulması halinde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması ve Bölge İdare Mahkemesince esas hakkında yeni bir karar verilmesi,

    d) Son olarak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderilmesi kararları verebilecektir. Bölge idare mahkemesinin geri gönderme kararları ise kesindir.

Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:

a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.

b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.

c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.

d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.

e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.

f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.

g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.

h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.

ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.

i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.

j) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.

k) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar.

l) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar.

m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar.

6545 Sayılı Kanun, Kanunda anılan istinaf görevini yapacak Bölge İdare Mahkemelerinin Adalet Bakanlığınca, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde kurulmasını öngörüyor. Kanunun idari yargı ile ilgili kısmını ekte bulabilirsiniz.