ALIŞ FATURALARININ SAHTE OLMASINDAN, SATIŞ FATURALARININ DA SAHTE OLDUĞU SONUCUNA VARILAMAZ



Danıştay 9. Daire 18.12.2009 gün, 2008/1565 E., 2009/4934 K. sayılı kararı ile alış faturalarının sahte olmasından, satış faturalarının da sahte olduğu sonucuna araştırılmadan varılamayacağına, böyle bir genellemenin mümkün olmadığına hükmetti.

Vergi Mahkemesi’nin; “…Dava dosyasının incelenmesinden, kalıp imalatı yapan yükümlünün, K. Ltd. Şti.’nden aldığı faturaların sahte olduğundan bahiste bu faturalarda gösterilen katma değer vergilerinin indiriminin reddi suretiyle cezalı tarhiyat yapıldığının anlaşıldığı, anılan şirket hakkında düzenlenen 04.10.2006 tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda; K. Ltd. Şti.’nin, her hangi bir mal alım satımı olmadan, komisyon karşılığında fatura verdiği yolundaki bir ihbar üzerine ... Emniyet Müdürlüğünce yapılan arama sonucunda bu şirketin fatura ve belgelerine el konulduğu, bu şirketin tarh dosyasında yapılan inceleme sonucunda “…” ( katma değer yergisi hariç ) haklarında sahte fatura düzenlediği yolunda rapor bulunan veya gerçek faaliyeti olmadığına dair tespit bulunan mükelleflerden temin edildiği, küçük miktardaki mal alışlarının ise gerçeği yansıttığı, buna göre şirketin kar marjının 2001 yılında %1,2, 2002 yılında %1,9, 2003 yılında ise %2,5 olduğunun tespit edildiği, bu şirketten alınan fatura bedellerinin yükümlü tarafından kısmen çek ile kısmen nakit olarak ödendiği tespitlerine dayanılarak K. Ltd. Şti.’nin davacıya düzenlediği belgelerin sahte olduğu sonucuna varıldığı anlaşılmaktadır…” kararı temyiz edilmiş ve temyizi kabul edilmiştir.

Danıştay 9. Daire kararı ise şöyle; ”…her ne kadar K. Ltd. Şti. hakkında yapılan tespitlere göre, şirketin sahte fatura düzenlediği kokusunda kuşkular bulunmakta ise de, anılan şirketin düzenlediği tüm faturaların sahte olduğu şeklinde bir genelleme yapılması mümkün olmayıp, anılan şirketin yükümlü adına düzenlediği faturaların sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu hususunun açık ve somut bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Yukarıda belirtilen tespitlerde, K. Ltd. Şti.’nin beyannameleri vermesi, faturalarını anlaşmalı matbaaya bastırması, faaliyetinin olup olmadığı, işyerinde ticari emtiasının bulunup bulunmadığı hususlarında, ihtilaflı yıllarda yapılmış yoklamaların bulunmaması karşısında, davacının ödemelerini bir kısmını nakit yaptığı K. Ltd. Şti.’nin mal alış faturaları sahte olduğundan satışlarının da sahte olduğu sonucunun ortaya çıktığı ve vergilendirme ile ilgili ödev ve sorumluluklarını yerine getirmediği hususlarına dayanarak anılan şirketin yükümlü adına düzenlediği faturaların sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu sonucuna varılması varsayıma dayalı bir yaklaşım olacaktır. Bu nedenle aksi yöndeki mahkeme kararının buna ilişkin kısmının bozulması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüne, Vergi Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir…”



İndir