BİLİNEN İŞ ADRESİNDE BULUNAMAYAN KİŞİLERİN SIRF BU SEBEPTEN GERÇEK MÜKELLEF OLMADIĞI DÜŞÜNÜLEMEZ



Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 23.10.1998 gün, 1997/79 E. 1998/296 K. sayılı kararı ile bilinen iş ve ikametgâh adreslerinde bulunamaması nedeniyle kişilerin sırf bu sebepten gerçek mükellef olmadıkları kanaatine varılamayacağına ve düzenledikleri faturaların da gerçeği yansıtmadığının düşünülemeyeceğine hükmetti.

İstanbul 1. Vergi Mahkemesi’nin davanın reddi yönünde karar vermesi üzerine temyiz edilen dosyada Danıştay 11. Daire; “Tarhiyatın indirim konusu yapılan vergilere ait faturaları düzenleyenlerden … ile …'in vergi dairesince bilinen iş ve ikametgah adreslerinde bulunamaması nedeniyle bu kişilerin gerçek mükellef olmadıkları ve düzenlenen faturaların da gerçek mal hareketini yansıtmadığı görüşüyle verilen mahkeme kararı; bu kişilerin gerçek usulde vergi mükellefi oldukları, ... tarafından düzenlenen faturaların bir kısmının. ... tarafından düzenlenenlerin ise tamamının beyan edildiği, fatura tutarlarının yükümlü şirketçe nakden veya çekle ödendiğinin anlaşıldığı, soyut ifadelerle davanın bu kısmının reddine ilişkin hüküm fıkrasında isabet bulunmadığı” gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Mahkemenin ısrar kararı üzerine Vergi Dava Daireleri Kurulu dosyayı incelemiş ve “... adlı firmanın ...'un şahsi firması olduğu, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünde kayıtlı bulunduğu ve davacıya … tarihli ve …. tutarlı bir adet fatura düzenlediği, fatura bedelinin nakden ödendiği, bu kişinin 1992 yılının Ağustos ayına ilişkin katma değer vergisi beyannamesini verdiği ve vergisini ödediği, yükümlü şirkete fatura düzenleyen … adlı firmanın …'nın şahsi firması olduğu, … Vergi Dairesi Müdürlüğünde kayıtlı bulunduğu, davacıya 1992 yılında dokuz adet fatura düzenlediği, bu kişinin de 1992 yılında verdiği katma değer vergisi beyannamelerinde … matrah beyan ettiği vergi inceleme raporu ile tespit edilmiştir.

Bu durumda ... ve ...'nın bilinen adreslerinde bulunamamaları nedeniyle düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığı sonucuna ulaşmak mümkün değildir.” gerekçesi ile ısrar kararını bozmuştur.



İndir