DEFTERE KAYDETME VE BELGEDE VERGİYİ GÖSTERME ŞARTI BULUNSA BİLE VERGİ İNDİRİMİ YAPILABİLİR



DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ GENEL KURULU 24.10.2008 tarihli 2007/679 E. 2008/718 K. Sayılı kararıyla deftere kayıt ve belgede, verginin gösterilmesi koşulu bulunsa dahi, katma değer vergisinin yüklenilmiş olması koşuluyla, indirim konusu yapılabileceğine ve faturanın gerçekten bir teslime dayandığının; teslimin konusu, birim fiyatı, tutarı ve teslim faturayı düzenleyen ile kayıtlarına dahil eden arasında yapıldığının doğrulanmasıyla, faturanın kabul edilebileceğine hükmetti.

Vergi Mahkemesi “3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29'uncu maddesinin 1'inci fıkrasının (A) bendinde, öngörülen ve vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, mükelleflere yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceğine ilişkin hükümden yararlanabilmenin ön şartının, vergisi indirim konusu yapılabilecek işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtması, diğer bir ifade ile fatura ve benzeri vesikalar üzerinde gösterilen katma değer vergisinin gerçekte ödenmiş olması olduğu, … davacının gerçekten bu şirketlerden emtia almadığı, sadece faturalarını kayıtlarına dahil ettiğini açık olarak ortaya koyamadığından, katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesi suretiyle yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediği ” gerekçesiyle tarhiyatın kaldırılmasına karar vermiştir. Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesi ” 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3'üncü maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu; gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan tanık ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutat olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin, bunu iddia edene ait olduğu düzenlemesine yer verildiği, bu düzenlemeye göre; belgelerin ve defter kayıtlarının vergi kanunlarına ve bu kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yürürlüğe konulan idari düzenlemelerde öngörülen biçimsel kurallara uygun bulunması ve belgelerin temsil ettiği vergiyi doğuran olayla ilgili diğer biçimsel işlemlerin noksansız yerine getirilmiş olmasının, düzenlenen belgelerin ve bu belgelere dayanılarak yapılan defter kayıtlarının vergilendirmeye esas alınması için yeterli olmadığı, ayrıca söz konusu biçimsel işlemlerin, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyeti ile de uyumlu olması gerektiği, vergilendirmeye esas alınan belge ve kayıtların gerçek mahiyetle uyumlu olduğunun belgeyi düzenleyenin iştigal konusu, satmış göründüğü emtia veya yapmış olduğu hizmet bakımından organizasyonu, ekipmanı, işin gerektirdiği sayıda işçinin olup olmadığı, emtia alımlarının gerçekliği, alım-satım için zorunlu veya bu işlemlerin doğal sonucu olan diğer işlemlerin gerçekleştirilme biçimi, ekonomik durumu ile vergilendirme döneminde yapmış göründüğü işin hacmi arasındaki ilişki, kredi kullanıp kullanmadığı, vergi ödevlerinin yerine getirilmesindeki özen gibi unsurlardan hareketle yapılacak inceleme sonuçlarının, ortada gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifası olduğunu göstermesine bağlı bulunduğu " gerekçesiyle katma değer vergisinde yasaya aykırılık görülmediği, öte yandan, davaya konu vergi zıyaı cezasının dayanağı olan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344'üncü maddesinin, cezanı" hesaplanmasıyla ilgili ikinci fıkrası Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Mahkemece yeniden verilecek kararda bu hususun da gözetilmesi gerektiği” gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Bozma kararına uymayan Denizli Vergi Mahkemesi ” Bir kısım emtia alışlarını sahte faturalarla belgelediği, faturaları düzenleyenler inceleme raporu ile sabit olan davacı adına, söz konusu faturalarda gösterilen vergileri indirim konusu yapması nedeniyle ve katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesi suretiyle yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığını ” gerekçesiyle kararın bozulmasını istemiştir.

Mükellefler tarafından Katma Değer Vergisi Kanununun 29'uncu maddesinde düzenlenen katma değer vergisi indiriminin yapılabilmesi için vergisi indirim konusu yapılacak işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtması ve bu fatura ve vesikalarda gösterilen ve indirim konusu yapılan katma değer vergisinin de gerçekten ödenmiş, yani indirim konusu yapan tarafından yüklenilmiş olması gerekmektedir. Gerçekleşmemiş teslim ve hizmetler dolayısıyla bir katma değer vergisi ödenmesi, dolayısıyla yüklenilmiş bir katma değer vergisi söz konusu olamayacağından vergi indirimi de yapılamaz. Bu nedenle vergi indirimine dayanak teşkil eden faturaların gerçekten yapılmış bir teslime ilişkin olup olmadığının tespiti önem taşımaktadır.Gerçek bir teslime dayanmayan faturalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilmesi kabul edilmeyerek yapılan vergilendirmeye karşı açılan davalarda, her iki tarafın bu işlemlerle ilgili kayıtlarının varlığı yeterli değildir. Zira katma değer vergisinin indirilebilmesi, teslimin; faturayı düzenleyen tarafından, faturada gösterilen konu, birim fiyat ve tutarla ve faturayı kayıtlarına dahil eden tarafa yapılmasına bağlıdır.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüyle, Denizli Vergi Mahkemesinin ısrar kararının bozulmasına karar verilmiştir.



İndir