İHBAR İKRAMİYESİ ÖDENEBİLMESİ İÇİN, İHBAR EDİLEN HAKKINDA VERGİ TARH EDİLMİŞ OLMALIDIR



Danıştay 3. Daire 13.06.2001 gün, 2000/2817 E., 2001/2382 K. sayılı kararı ile ihbar ikramiyesinin ödenebilmesi için, ihbar edilen hakkında vergi tarh edilmiş olmasına gerektiğine hükmetti.

Vergi Mahkemesinin; “…vergi ve ceza tahakkukunun ihbar sonucu yapılan incelemeye dayanması yeterli olduğundan davacıya ihbar ikramiyesi verilmesi gerektiği, buna göre davacının, olayın tarafı olduğu, vergi ziyaına sebebiyet verdiği ve tefecilik suçlamasının sabit olmadığı kabul edilerek ihbar ikramiyesi ödenmemesi yolunda tesis edilen işlemde yasal isabet görülmediği gerekçesiyle…” reddedilmiştir.

Kararın temyizi üzerine, kararı temyizen inceleyen Danıştay 3. Daire “…Dosyanın incelenmesinden, davacının ... isimli şahsın ikrazatçılık (tefecilik) yapmak suretiyle vergi kaçak ve kaybına sebebiyet verdiğini ihbar etmesi üzerine adı geçen şahıs hakkında 1994, 1995, 1996 ve 1997 yıllarına ilişkin olarak yapılan inceleme sonucu düzenlenen vergi inceleme raporlarında, ...'ın ikrazatçılık (tefecilik) yaptığına ilişkin yasal bir delil tespit edilemediğinden ticari kazanç yönünden işlem yapıldığı, ancak ihbarı yapan davacının olayın tarafı olması ve ikrazatçılık (tefecilik) suçlamasının da sabit olmaması nedeniyle davacı hakkında düzenlenen 25.6.1998 tarihli rapora dayanılarak yukarıda adı geçen kanun uyarınca ihbar ikramiyesi ödenmemesi yolunda tesis edilen işleme karşı açılan davanın kabul edilerek işlemin iptal edildiği anlaşılmakta ise de, 1905 sayılı Kanun'un 6.maddesi uyarınca vergi kayıp ve kaçağını haber verene ihbar ikramiyesi ödenebilmesi için ihbar edilen kişi hakkında yapılan inceleme sonucu vergi tahakkuk ettirilmiş olması şartı arandığından, davacının ihbar ettiği ... adına yapılmış bir tahakkuk olup olmadığı hususu araştırılarak sonucuna göre Mahkemece yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir…” gerekçesi ile Vergi Mahkemesi kararını bozmuştur.



İndir