KUSURLU ŞEKİLDE ALINAN VERGİYİ RIZASI İLE YAZILI BİLDİREN VE ÖDEME YAPAN YÜKÜMLÜ İÇİN CEZA KESİLEMEZ



Danıştay 11. Daire 15.01.1998 gün, 1996/7067 E., 1998/193 K., sayılı kararı ile; kusurlu şekilde alınan vergiyi kendi rızasıyla yazılı bildiren ve ödemesini yapan yükümlü hakkında ceza kesilemeyeceğine hükmetti.

İstanbul 9. Vergi Mahkemesi’nin “…213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341. maddesinin 2. fıkrasında, verginin haksız yere iadesine sebebiyet verilmesinin vergi zıyaı hükmünde olduğunun kurala bağlandığı, olayda yükümlü şirketin ihraç ettiği malları temin ettiği ... Tekstil San.ve Tic. Şirketi adresinde bulunmadığından sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura düzenlemiş olabileceği ihtimali üzerine, iade olarak aldığı katma değer vergisinden bu alıma ilişkin kısmının kendiliğinden vergi dairesine geri ödendiği, böylelikle haksız yere vergi iadesine sebebiyet verildiğinin anlaşıldığı ancak söz konusu vergiyi gecikme zamlı olarak geri ödeyen davacı şirketin vergi kaçırma kastıyla hareket ettiği düşünülmeyeceği gerekçesiyle kesilen kaçakçılık cezası, kusur cezasına çevrilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.” gerekçesiyle verdiği kararı yükümlü şirket, kesilen cezada yasal uyarlık bulunmadığını ileri sürerek temyiz etmiştir. Danıştay 11. Dairesi’nin gerekçesi de şu şekilde;

“…213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 371. maddesinin 1. fıkrasında; beyana dayanan vergilerde kaçakçılık, ağır kusur ve kusur mahiyetindeki kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükellefler adına aynı maddede yazılı kayıt ve şartlarla kaçakçılık, ağır kusur ve kusur cezalarının kesilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

Olayda, yükümlü kurumun haksız yere katma değer vergisi iadesi aldığı kanısına vararak bu şekilde gerçekleşen kusurlu davranışını 7.11.1995 günlü dilekçesiyle kendiliğinden vergi dairesine bildirdiği, iade alınan vergiden söz konusu şirketten yapılan alımlara isabet eden kısmının, aynı günde gecikme zammı ile birlikte vergi dairesine geri ödendiği, böylelikle maddede yazılı pişmanlıktan yararlanma koşullarının da yerine getirildiği anlaşıldığından adına ceza kesilmesi mümkün değildir.

Bu durumda, kesilen kaçakçılık cezasını kusur cezasına çevirmek suretiyle davanın kısmen kabulü yolunda verilen mahkeme kararında yasal isabet görülmemiştir”.



İndir