MAHSUP TALEBİNİN REDDEDİLME KARARI İSABETSİZDİR, KARARIN UYGULANMAYIP TEKRAR REDDEDİLMESİ HATALIDIR



Danıştay 9.Daire Kurulu 06.06.2007 gün, 2006/2209 E., 2007/2217 K. sayılı kararı ile mahsup talebinin reddedilmesi kararı isabetsiz olmasına rağmen, bu kararın uygulanmayarak tekrar reddedilmesinin hatalı olacağına hükmetti.

İstanbul 2. Vergi Mahkemesi'nin “…davalı idarece kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulmuş ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 134.maddesindeki amaca uygun olarak yapılmış somut bir tespit olmaksızın, davacı şirkete fatura düzenleyen firmaların alt firmalarının bir kısmına ulaşılamaması nedeniyle incelemeye sevk edilerek haklarında raporlar düzenlenmesi sonucunda kanaat ve şüpheden hareketle davacı şirketin ihracata konu emtia alış faturalarının da sahte olduğundan bahisle mahsup talebinin reddinde ve red işleminin mahkemece onanmasında isabet görülmemiştir.

Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin ihracat istisnası nedeniyle iadeye hak kazandığı katma değer vergisinin diğer vergi borçlarına mahsubunu istediği, bu talebinin 20.4.2001 tarih ve 7096 sayılı davalı idare işlemi ile reddedildiği, davacı şirket tarafından, bu ret işleminin iptali istemiyle açılan davanın İstanbul 5. Vergi Mahkemesi'nin 19.10.2001 tarih ve 2001/1546 sayılı kararı ile "davacı şirketin mahsup talebinde bulunduğunun ihtilafsız olduğu, Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine ibraz edilen belgelerden davacı şirketin fatura aldığı ... Tekstil firması ile ... firmasının davacı şirkete düzenledikleri faturaları kayıtlarına intikal ettirdikleri ve beyana dahil ettikleri, haklarında herhangi bir olumsuz tespit bulunmadığı, alt firmalarından bir kısmına ulaşılamaması sebebiyle incelemeye sevk edildiklerinin anlaşıldığı, bu durumda, davacı şirketin mahsup talebini engelleyecek hukuken geçerli bir tespit olmadığı sonucuna varıldığından, mahsup talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde isabet bulunmadığı…” gerekçesiyle kabul edildiği, kararı temyiz edilmiştir.

Danıştay 9. Daire Kararı ise şöyle; “…davacı şirketin ilk yaptığı mahsup talebinin kabul edilmemesi suretiyle oluşturulan olumsuz işlemin iptali istemiyle açtığı dava, İstanbul 5. Vergi Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile kabul edilerek davacı şirketin mahsup talebini engelleyecek hukuken geçerli bir tespitin olmadığı ve davalı idarece davacı şirketin mahsup talebinin reddine ilişkin olarak tesis edilen işleminde isabet bulunmadığına karar verildiği ve bu kararın Danıştay Dokuzuncu Dairesince onandığı anlaşıldığından ve 28 seri no’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği uyarınca mahsup taleplerinde herhangi bir teminat ve inceleme raporuna gerek bulunmadığından, davalı idarece İstanbul 5. Vergi Mahkemesi'nce verilen iptal kararı uyarınca katma değer vergisi iade alacağının mevcut olduğu ve süresinde mahsup talebinde bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmayan davacı şirketin mahsup talebinin idareye ilk başvuru tarihi itibarıyla yerine getirilmesi gerekirken, bu karara uyulmayıp, yapılan inceleme sonucu mahsup talebinin ikinci kez kabul edilmemesinde ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın Vergi Mahkemesince reddedilmesinde isabet görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüne, İstanbul 2. Vergi Mahkemesi'nin 31.3.2006 tarih ve E:2005/12, K:2006/313 sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir…”




İndir