SAHTE VEYA YANILTICI BELGE KULLANMADA KASTIN VARLIĞINI BELİRLEME GÖREV VE YETKİSİ MAHKEMEYE AİTTİR



Danıştay 7. Daire 03.04.2002 gün, 2000/6509 E., 2002/1385 K. sayılı kararı ile mahkeme tarafından tespiti yapılabilecek bir konuda bilirkişiye başvurulamayacağına, sahte veya yanıltıcı belge kullanma fiilinde kastın varlığını belirleme görev ve yetkisinin ise bu nedenle mahkemeye ait olacağına hükmetti.

Daire ilgili kararın gerekçesinde şu satırlara yer vermektedir: “Yargılama Hukukunda, bilirkişi, davanın çözümünün gerektirdiği özel veya teknik bilgiyi yargıca sağlayan kişi olarak tanımlanmaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31'inci maddesinin 1'inci fıkrasında göndermede bulunulan, "Ehlivukuf" başlıklı 275'inci maddesinde, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği yolundaki düzenlemesi, Kanun Koyucu'nun da bu tanımı benimsediğini göstermektedir. Buna göre; bir davada bilirkişi incelemesine başvurulabilmesi için, davanın çözümünün yargıcın mesleği gereği bilmek durumunda olmadığı, özel veya teknik bir bilgiyi gerektirmesine bağlı bulunmaktadır.

Olayda; tarhiyatın dayanağını teşkil eden vergi inceleme raporu ile davacı Şirketin muhasebe hilesi yaparak mal alışlarının bir kısmını yüksek bedelle defterlerine kaydetmek ve dört adet sahte belgeyi genel yönetim giderlerine dahil etmek suretiyle yararlandığı katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek 1995 yılının muhtelif dönemleri için katma değer vergisi salınmasının ve kaçakçılık cezası kesilmesinin önerildiği anlaşılmış olup; tüm bu verilerin değerlendirilmesi suretiyle ortaya çıkacak hukuki durumun belirlenmesi, mahkeme tarafından yapılabilecek niteliktedir. Bu bakımdan; mahkeme heyetinin mesleki bilgisi ile çözümleyebileceği uyuşmazlık için bilirkişiye başvurulması açıklanan Yargılama Hukuku kurallarına uygun değildir.

Bu itibarla, mahkemece, dava hakkında, dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yorumlanması suretiyle karar verilmesi gerekirken; bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesinde isabet görülmemiştir...”



İndir