VERGİ TEKNİĞİ RAPORUNUN MÜKELLEFE TEBLİĞ EDİLMEMESİ, VERGİLENDİRME İŞLEMİNİ HÜKÜMSÜZ KILACAK NİTELİKTE ESASA ETKİLİ BİR HATADIR



Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu 18.06.2014 gün, 2014/304 E. 2014/563 K. Sayılı kararı ile mükellef adına düzenlenen vergi tekniği raporunun mükellefe tebliğ edilmemesinin vergilendirme işlemini hükümsüz kılacak nitelikte esasa etkili bir şekil hatası olduğuna hükmetti.

Kaçak akaryakıt satışı ve komisyon karşılığı sahte fatura düzenleme işiyle uğraştığı yolunda düzenlenen Vergi Tekniği Raporu'na göre düzenlenen vergi inceleme raporları uyarınca yapılan cezalı vergilendirmenin kaldırılması istemiyle dava açılan davada; tarh nedeni, matrahın bulunuş yöntemi ve tarhiyatın dayanağına dair bilgi ve belgelerin gösterildiği davacı hakkında düzenlenmiş vergi tekniği raporunun davacıya tebliğ edilmemiş olması Ankara 3. Vergi Mahkemesince vergilendirme işlemini sakatlayacak mahiyette görülmemiş ve Mahkeme davanın reddine karar verdi. Anılan kararın davacı mükellef tarafından temyiz edilmesi sonrasında kararın Danıştay Dördüncü Dairesi, 24.9.2013 tarihli ve E:2013/928, K:2013/6240 Sayılı kararıyla bozulması akabinde Ankara 3. Vergi Mahkemesinin kararında ısrar etmesi üzerine, Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu; “… 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 34. maddesinin, ikmalen ve resen tarh edilen vergilerin ilgilisine ihbarnameyle tebliğ edilmesine dair düzenlemesine bağlı olarak, izleyen 35. maddesinin 2. fıkrasında varsa takdir komisyonu kararı veya inceleme raporunun birer suretinin ihbarnameye eklenmesini öngören düzenlemesi, talep veya dava hakkının gereği gibi kullanılmasını amaçlamaktadır. Buradan, mükelleflerin uzlaşma, dava açma ve savunma gibi yasal haklarını kullanabilmeleri için tarhiyatın dayanağı olan ve tarhiyatın yapılma sebebiyle matrah farkının tespitine dair hesaplamaların nasıl yapıldığına dair açıklamaları içeren takdir komisyonu kararının, vergi inceleme raporunun ve tarhiyata dayanak alınan mükellef adına düzenlenmiş vergi tekniği raporunun ihbarnameye eklenmesi gerekmektedir.

Bu durumda, davacının hangi suç ile isnad edildiğini öğrenme ve bu duruma göre savunma yapma hakkı elinden alındığı gibi kendisine ait bilgilerin verilmemesi, 213 Sayılı Kanunun "Vergi Mahremiyeti" başlıklı 5. maddesi kapsamında da değerlendirilemeyeceğinden, sadece vergi ve ceza ihbarnamesiyle vergi inceleme raporu tebliğ edilmek suretiyle, işlemlerin dayanağı mükellef adına düzenlenen vergi tekniği raporunun davacıya tebliğ edilmemesi davacı hakkında tesis edilen işlemi hükümsüz kılacak nitelikte esasa etkili bir şekil hatası olduğu halde, davacının bu konudaki iddiaları gözetilmeden davanın esası incelenerek verilen karar hukuka uygun görülmediğinden bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle Ankara 3. Vergi Mahkemesi kararını bozdu.



İndir