VERGİLEMEDE İDARENİN ŞÜPHE VE VARSAYIMA DAYANARAK HAREKET ETMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.



Danıştay 9. Daire, 23.6.2009 tarihli E. 2008/62 K. 2009/2780 sayılı kararında vergilemede idarenin şüphe ve varsayıma dayanarak hareket etmesi mümkün olmayacağına,  inceleme sırasında karşılaşılan mükellefler lehine sonuç doğuracak bilgilerin sonuna kadar incelenip araştırılarak incelemenin sonuçlandırılması gerektiğine hükmetti.

Davacı şirketin … yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu katma değer vergisi indiriminde kullandığı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait faturaların sahte olduğundan bahisle aynı yılın Ocak, Haziran dönemleri için adına salınan katma değer vergisi ile kesilen vergi ziyaı ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden gerek davacı şirket gerekse kullanılan faturayı düzenleyen şirket hakkındaki bilgi ve belgelerin söz konusu faturanın sahte olduğunu gösterdiği, bu nedenle salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde isabetsizlik bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına gelince; faturada yer alan emtianın aslında belgesiz alındığına yönelik tarafları belirli kesin ve somut tespit bulunmadığından isabet görülmediği gerekçesiyle kısmen kabul eden, kısmen reddeden Vergi Mahkemesi kararının; davacı şirket vekili tarafından, kullanılan faturanın gerçek emtia alışına ilişkin olduğu, karşılığının inceleme elemanına da ifade edildiği gibi 5 adet çekle ödendiği, vergi dairesi müdürlüğü tarafından ise; kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek aleyhlerine olan kısımların bozulması istenilmektedir.

Danıştay; “ Her ne kadar faturayı düzenleyen ... San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki tespitler, bu şirketin bir kısım vergisel yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve düzenlediği belgelerin sahte olabileceğini göstermekteyse de, davacı şirketin satın alınan emtia karşılığı ödemelerin 5 adet çekle yapıldığını inceleme sırasında da ifade ettiği, fakat inceleme elemanı tarafından bu ödemelerin gerçek olup olmadığı yolunda bankalar nezdinde herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı görülmektedir. Vergilemede idarenin şüphe ve varsayıma dayanarak hareket etmesi mümkün olmadığı gibi inceleme sırasında karşılaşılan mükellefler lehine sonuç doğuracak bilgilerin de sonuna kadar incelenip araştırılarak aydınlatılması ve mümkün olduğunca gerçek bilgi ve belgelere dayanılarak incelemenin sonuçlandırılması gerekmektedir. Olayda davacı şirketin sahte olduğu ileri sürülen fatura karşılığı ödemeyi 5 adet çek ile yaptığını ifade ettiği halde inceleme elemanı tarafından söz konusu ödemelerin gerçek olup olmadığı incelenerek ortaya konulmadığı görüldüğünden, bu faturadaki emtianın gerçekten anılan şirketten alınmadığı hususu tam olarak ispatlanamadığından, anılan faturanın sahte olduğunun kabul edilmesi yerinde görülmemiştir.” gerekçesiyle vergi dairesi müdürlüğü temyiz isteminin reddine, davacı şirket temyiz isteminin kabulüne, Vergi Mahkemesinin kararının, katma değer vergisi ile vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasının oyçokluğuyla bozulmasına, özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının oybirliği ile onanmasına hükmedildi. 



İndir